8 Mayıs 2017 Pazartesi

Hamilelikte Çatlaklardan Korunma Yöntemleri

Merhaba sevgili okurlar,
Bu yazımda sizlere hamilelik döneminde çok sık görülen çatlakları nasıl önleyebileceğimizden bahsedeceğim.
4 aylık bir bebeğim var ve geçen sene hamileliğimin başlarında bu konuyu çok fazla araştırdım. Gerek arkadaşlarımdan gerek doktorumdan ve internet araştırmalarımdan faydalanarak bu sorunu kendimce çözdüm:) Eminim her bayanın hamileyken görmek istemediği bir sorun. Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Yaptığım araştırmalar ve çevremdeki insanlardan aldığım geri dönüşler, çatlakların biraz da yapısal bir sorun olduğudur. Yani her ne kadar korunup, önlemeye çalışsa da yapı olarak buna müsait insanlarda engellenemeyebilir. Biz elimizden gelen önlemleri alarak belki miktarını azaltabiliriz. Tabi burada bahsettiklerimi siz de kendi doktorunuza danışarak uygulamalısınız. Hamilelik hassas bir dönem ve her hamile kendine has bir dönem geçirir. Ama her gün alınacak ılık duş her hamile için faydalı olacaktır.

Ben kendi hamileliğimde uyguladığım yöntemleri üçe ayırdım:
Hamilelik döneminin ilk üç ayı gerçekten çok önemli. Bebeğin sağlığı için bu dönemde annenin çok dikkatli olması gerekir. Hareketler, beslenme ve kullanılan kozmetik ürünler gibi bebeği etkileyecek pek çok unsur var ve annenin bu konularda bilgili ve dikkatli olması gerekir. Bu nedenle doktorumun bana söylediği şekilde ilk üç ayda kozmetik bir ürün kullanmadım. Sadece güvendiğim bir aktardan kakao yağı ve susam yağı aldım. Kakao yağı ve susam yağını sırayla her gün tüm karın bölgeme sürdüm. Bu şekilde ilk üç ayı tamamladım.

İkinci üç aylık dönemde ise yine doktor tavsiyesiyle kozmetik ürün kullanımına başladım. Ben çevremdekilerin tavsiyesiyle Lierac Çatlak önleyici Jel kullanmayı düşünmüştüm. Doktorum da aynı fikirde olunca benim için karar vermek kolay oldu. Epey araştırdım ve memnun kalan kişilerin yorumlarıyla gönül rahatlığıyla bu ürünü kullanmaya başladım.  Ürün 200 ml'lik ve 100 ml'lik tüplerde satılıyor. Ben hamileliğimin sonuna kadar 200 ml'lik 2 tüp kullandım. Sonuçtan çok memnunum. 4. aydan itibaren her gece yatmadan önce tüm karın bölgesine ve kilo artışının olduğunu düşündüğünün tüm vücudunuza uygulayabilirsiniz. Yapışkanlı veya ıslaklık hissi vermeyen, kokusu rahatsız etmeyen ve rahatlıkla sürülebilen bir ürün. Masaj yaparak uygulamaya dikkat edin. Bunun bir faydası da karnınızı ovarken bebeğinizle iletişime geçiyor olmanız:)



Lierac Çatlak Önleyici Jel
Ve son üç ayda daha da büyüyen karnınız karışmaya başlıyor. Artık bebeğin hareketleri çok daha rahat hissediliyor ve sanki karnınızda bir yırtılma varmış gibi hissedebiliyorsunuz:) Bu dönemde karın bölgesinin sürekli nemli tutulması gerekiyor. Bu nedenle artık sadece geceden geceye sürülen Lierac Jel yeterli olmayabilir diye ben bir de Johnson's Baby bebek yağı aldım ve her gün duştan sonra onu da kullandım. Bölgenin sürekli nemli kalmasını ve elastikiyetini korumasını sağlıyor. Böylece hızla büyüyen karnınızda çatlak görme ihtimaliniz azalıyor:)
Benim sizlere önereceklerim böyle. Hamilelik döneminde başka yöntemler uygulamış olanların yorumlarını bekliyorum. Umarım benim gibi sizler de memnun kalırsınız ve vermiş olduğum bilgiler işinize yarar:)

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Saksı sinekleri ve böceklere karşı neler yapabiliriz?

Herkese merhabalar,
Daha önceki yazılarımda sizlerle güzel çiçeklerimi, balkonda yetiştirdiğim bitkilerimi paylaşmıştım. Şimdi de sizlerle kendi yaşadığım bir sorunu ve çözüm yöntemlerini paylaşmak istiyorum.
Bitkiler güzel, uğraşmak keyifli ama her durumda olduğu gibi bitkilerin de ufak tefek sorunları çıkabiliyor. Şu an benim yaşadığım en büyük sıkıntı da minik sineklerin sebep olduğu böcekler:((
Öncelikle bunun sebebinden bahsedeceğim. Yaptığım araştırmalara göre toprağın gereğinden fazla nemli kalması, fazla güneş görmemesi bunun temel nedeni. Bir de sulama suyunun şeker içermesi var tabi. Eğer çiçeklerinizi sularken meyve ve sebze yıkadığınız suları kullanıyorsanız bu sinekler için çok uygun bir üreme ortamı yaratmış olursunuz.
Maalesef benim de başım bu sineklerle dertte. Havaların biraz yağmurlu ve güneşin  de az olması nedeniyle benim de balkonumda sineklenme oldu. Şimdi size benim de uyguladığım ve çözüm bulduğum yöntemlerden bahsedeceğim.

  • İlki arap sabunu ile hazırlanan bir çözelti. 1 yemek kaşığı kadar arap sabununu 1 litre suda çalkalayarak çözdüm. Bunu sprey başlığı olan bir şişe içerinde yaparsanız uygulamanız daha kolay olur. Sineklerin ve ürettikleri böceklerin üzerine spreyle bu sabunlu sudan sıkın. Bitkinin yapraklarına ve gövdesine de uygulayın. Dikkat etmeniz gereken bir nokta uygulama esnasında rüzgarın yönünü dikkate almak gerekiyor. Bir kaç gün sonra sineklerden ve böceklerden kurtulacaksınız.
  • Diğer bir yöntem de sigara külü serpmek. Bulabilirseniz sigara külünü veya sigaranın içerisindeki bitkinin böceklenmiş kısımlarına serpin. Bir miktarda toprağa koyarsanız oradaki haşereyi de yok etmiş olursunuz. Yine kısa bir sürede etkisini göreceksiniz.
  • Son olarak bitkinizi güneşe çıkartın. Gereğinden fazla sulamayın, sulamak için toprağın kurumasını bekleyin. Böceklerden kurtulduktan sonra yine rutin sulamaya devam edebilirsiniz.
Benim sizlere tavsiyelerim bunlar. Umarım sizlerin de işine yarar yöntemlerdir. 
Sevgiler...

Suyun En Sağlıklı Hali

Sıcak havaların gelmesiyle birlikte buzdolabına sürekli su koymaktan bıktınız mı? Suyu sağlıklı ve pratik bir şekilde tüketmek mi istiyorsunuz? O zaman size güzel bir haberim var:, tüm bunları ve daha fazlasını sunuyor. Şirket içinde kullanmak için uzun zamandır kullanışlı (ve sağlıklı) bir Su Pınarı arıyorduk, kararımızı USP 20’den yana kullandık.

Açıkçası bundaki en büyük etkenlerden biri, su pınarının toplam 3 adet musluğa sahip olmasıydı. Muhakkak denk gelmişsinizdir, diğer su sebillerinde biraz soğuk, biraz da sıcak su musluğundan doldurur, “ılık” su elde etmeye çalışırsınız. USP 20’de böyle bir sıkıntı yaşamanıza gerek yok, üçüncü musluk damacanadaki suyu doğrudan (ısıtma/soğutma yapmadan) veriyor ve bu sayede hiç zaman kaybetmiyorsunuz. Aynı şekilde, havaların ılıman olduğu dönemlerde sebili ısıtma ve soğutma özelliklerini tamamen devreden çıkararak da kullanabilir, enerji tasarrufu yapabilirsiniz.
Üç musluğa sahip olması önemli bir avantaj olsa da,  satın alma kararı vermemizdeki tek etken de değildi. USP 20 çok pratik bir model, alt kısmında kapalı bir muhafaza bulunuyor. Bu muhafazaya bir adet damacana koyabilir, damacana değişimi için beklemekten kurtulabilirsiniz. Su tankları paslanmaz çelikten imal edilmiş ve yeni su sebili mevzuatına da uygun. Yani sağlıksız parçalar içermiyor. Saatte 5 litre soğuk, 2 litre sıcak su kapasitesi sunuyor. Suyu 5 derece kadar soğutup, 85 dereceye kadar da ısıtabiliyor. Tasarımı ise sade, kullanışlı ve dayanıklı: Uzun süre boyunca kullanabileceğiniz daha bakar bakmaz anlaşılıyor. https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden 12 taksit fırsatıyla sipariş verebilir, suyu sağlıklı ve pratik bir şekilde tüketmeye siz de başlayabilirsiniz!

Bir boomads advertorial içeriğidir.